BAYKAL, İSTİFA ETTİ... 10 Mayıs 2010 Pazartesi, 19:18
 Kaynak: Fotoğraf Editörlüğü |
Baykal, “Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel, CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmaksa, o bedeli de ödemeye hazırım. Benim istifa etmem, Tam tersine bu bir meydan okumadır" dedi. Başbakan Erdoğan, “Açıklamalar en az yaşananlar kadar çirkindir. Bu ahlaksız bir iftiradır” diye konuştu... TÜM GELİŞMELER HABERİN DEVAMINDA... |
Yazı Büyüklüğü : A A A
BAYKAL, CHP GENEL BAŞKANLIĞI’NDAN İSTİFA ETTİ...
-CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, özel görüntülerinin internette yayımlanmasının ardından görevinden istifa etti. Baykal, istifa konuşmasında özel görüntülerinin iki hafta önce imal edildiğini ve bu komplonun iktidardan habersiz hazırlanmış olamayacağını ifade ederek “Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel, CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmaksa, o bedeli de ödemeye hazırım. Benim CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etmem, hiçbir şekilde bu komploya teslim olmak ya da kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyorum” diye konuştu.
ANKARA (ANKA) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, özel görüntülerinin internette yayımlanmasının ardından görevinden istifa etti. Baykal, istifa konuşmasında özel görüntülerinin iki hafta önce imal edildiğini ve bu komplonun iktidardan habersiz hazırlanmış olamayacağını ifade ederek “Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel, CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmaksa, o bedeli de ödemeye hazırım. Benim CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etmem, hiçbir şekilde bu komploya teslim olmak ya da kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyorum” diye konuştu.
Baykal, 3 günlük bekleyişinin ardından basın mensuplarının karşısına çıkarak istifa ettiğini açıkladı. Baykal’ın kürsüden okuduğu konuşması şöyle:
“Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo, hukuk dışı, ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara, eşyalara kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız, çarpıtırsınız. Böyle yaparken de dünyanın her yerinde bütün dinlerin, bütün rejimlerinin, bütün ahlak anlayışlarının güvencesi altında olan insanoğlunun mahremiyetine tecavüz edersiniz. Ar, haya ve utanç bunu yapanlar için anlamını kaybeder. İnsanların şerefleri, onların umurlarında değildir. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler, bunu sapık oldukları için ya da ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düzenlemişlerdir, ahlaklarına ve vicdanlarına uygun bir siyaset. Bu komplo, bugünkü siyasi konjonktürün eseridir.
-“YILLARDIR BEKLETİLEN KASET YOK, İKİ HAFTALIK BİR KOMPLO VAR”-
Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Bir komplo imal edilmiştir. Taze, iki haftalık bir komplo vardır. Bu komplonun hedefi 1 kişi değil, onun çok ötesinde CHP’nin neredeyse tek başına yürüttüğü cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan, sivil darbe, sivil dikta rejimlerine karşı vermekte olduğu mücadelesidir. Bu komplo, CHP’nin Anayasa ve rejim kavgası vermekte olduğu son iki hafta içinde düzenlenmiş ve piyasaya sürülmüştür. Komplo tezgahı, malzemeleriyle, çekimleriyle günceldir, tazedir. Meskene tecavüz ve ileri teknoloji yoluyla tezgahlanan bu komplonun iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden bir muhalefet partisi genel başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir.
-“BU KOMPLO İKTİDARIN BİLGİSİ VE ONAYI OLMADAN GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ”-
Anamuhalefet liderinin hukukuna, ahlakına tecavüz eden bu kadar kaba bir komplo tezgahının, iktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz. Olay sonrasında sergilenen sözde iyi niyetli, hakşinas olmaya çalışan yapay tavırlar, üzüntü beyanları, perde arkasındaki tezgahın suçluluğunu örtbas etmeye yetmez. Anamuhalefet liderine karşı bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilemez, piyasaya sürülemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir.
-“PENSYLVANYA’DAN ALDIĞIM DESTEK MESAJLARININ SAMİMİYETİNE İNANIYORUM”-
Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacak olanlara yardımcı olmak üzere ABD’den Pensilvanya’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da söylemek isterim. Hukuksuz ve ahlaksız komploları temel alan, ‘Çok ayıp ama...’ diye başlayan yorumlarla hesap sormaya, siyaset düzenlemeye çalışanlara da söyleyecek bir sözüm var.
-“KOMPLOCULARA HAYAT ALANI AÇANLAR ‘ÇOK AYIP AMA’ DİYENLER”-
Ahlaksız ve hukuksuz komplolara itibar ederek ne ahlakı, ne hukuku, ne de siyaseti savunamazsınız. Komplo yapanlar, zaten işlerini sizlere güvenerek yapıyorlar. Komploculuğa hayat alanı açanlar, ‘Çok ayıp ama...’ diyenlerdir. Hukuksuz ve ahlaksız komploları hazırlayanların ve onların komplolarına itibar edenlerin, dürüst ve onurlu insanların manevi cesetlerini çiğneyerek nereye kadar gidebileceklerini hep beraber göreceğiz. Bunun nasıl bir Türkiye oluşturmakta olduğunu er geç anlayacağız. Kendinden menkul bir ahlak zabıtalığını bizzat deruhte edenlerin, insanlık tarihi boyunca Hazreti Peygamber’den başlayarak günümüze kadar ne mağduriyetlere yol açtıklarını çok iyi biliyoruz.
-“KARA KAMPANYAYA TESLİM OLMAYACAĞIM”-
Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel, CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmaksa, o bedeli de ödemeye hazırım. Benim CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etmem, hiçbir şekilde bu komploya teslim olmak ya da kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyorum. Bu komplonun hedefi sadece ben değilim. Aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Benim istifa kararım, hem Türkiye siyasetini ve CHP’yi yeniden tanzim etmek isteyenlere bir imkan tanıyacak, hem de CHP’ye bu komployla hesaplaşma fırsatı verecektir. Yalansız, dürüst, cesur bir duruş sergilemek sadece benim işim olmamalıdır.
-“HAKKINIZI HELAL EDİN”-
Deniz Baykal’ın ve CHP’nin ötesinde bütün Türkiye olarak hepimiz hileye ve şerre dayalı bir kalleşlik politikasına dur demek zorundayız. Umarım bütün bu yaşananlar ve benim istifam Türkiye’de yeni bir uyanışın başlangıcı olur. İnşallah bir kez daha şerden bir hayır çıkar, hile hurda yapanlar değil, dürüst ve namuslu olanlar kazanır.Bu olayda ve bugüne kadar bütün iyi-kötü günlerimde bana destek veren, sahip çıkan her siyasi düşünceden vatandaşlarıma, CHP’nin vefakar, fedakar yiğit örgütüne, birlikte görev yaptığım çalışma arkadaşlarına, üzerimde emeği olan, hakkı olan tanıdığım, tanımadığım bütün insanlara, refahları ve mutlulukları için bir yaşam boyu uğrunda mücadele ettiğim bütün vatandaşlarıma, bize kızan, bizi seven, oy veren, vermeyen, üzerimde hakkı olan, olmayan herkese yaşamımın her anını anlamlı kıldıkları için teşekkür ediyorum. Ben sizlere hakkımı helal ediyorum, siz de hakkınızı bana helal edin. Teşekkür ederim.”
BAYKAL’IN TARİHİNDE İKİ İSTİFA VAR...
-CHP’deki Genel Başkanlık görevinden istifasıyla gündemi sarsan Deniz Baykal, 9 Eylül 1992’de toplanan CHP Kurultayında ilk kez Genel Başkanlığa seçildi. Baykal, Atatürk ve İsmet İnönü gibi 54 yaşında genel başkan olmuştu.
-22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara'da toplanan CHP 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu. Baykal istifa ettiği bugüne kadar, CHP’de genel Başkanlık görevini yürüttü.
ANKARA (ANKA) - CHP’deki Genel Başkanlık görevinden istifasıyla gündemi sarsan Deniz Baykal, 9 Eylül 1992’de toplanan CHP Kurultayında ilk kez Genel Başkanlığa seçildi. Baykal, Atatürk ve İsmet İnönü gibi 54 yaşında genel başkan olmuştu. 22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara'da toplanan CHP 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı olmuşdu. Baykal istifa ettiği bugüne kadar, CHP’de genel Başkanlık görevini yürüttü.
-60’LI YILLARDA SİYASETLE TANIŞTI-
ANKA’nın derlediği bilgilere göre Deniz Baykal, siyasetle 1960'lı yıllara doğru Demokrat Parti iktidarına karşı gelişen öğrenci hareketlerine katılmakla tanıştı. 14 Ekim 1973'te yapılan genel seçimlerde 185 milletvekili kazanarak birinci olan Cumhuriyet Halk Partisi'nden Antalya milletvekili seçildi.
Seçimlerden sonra 1974'te Bülent Ecevit başbakanlığında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinden Maliye Bakanı oldu. 1978'de kurulan 3.Ecevit hükümetinde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptı. Deniz Baykal bu dönemde CHP parti meclisi ve merkez yürütme kurulu, genel sekreter yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1979 Ekim ara seçimlerinden sonra toplanan olağanüstü CHP kurultayında parti yönetimini ağır bir şekilde eleştirdi. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra bir süre Ankara'da Ordu Dil Okulu'nda gözetim altında tutuldu.
1982 Anayasası'nın 5 yıl süreyle siyasi yasağı getirdiği politikacılar arasında yer aldı. 1983 yılında siyasal partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra "yasaklı olmalarına rağmen faaliyetlerini sürdürdüğü" gerekçesiyle bir grup önde gelen CHP'li ve AP'li politikacıyla birlikte Çanakkale Zincirbozan Askeri Tesisleri'nde 2. kez gözetim altına alındı. Eylül 1987'deki genel seçimlerde SHP'den Antalya milletvekili seçildi SHP'de önce grup başkanvekilliği ardında da genel sekreterlik görevlerinde bulunan Baykal, Haziran 1988'de göreve başladığı genel sekreterlikten 10 Eylül 1990'da istifa etti. Bu dönemde demokratikleşme çabalarına ilişkin bir rapor hazırlattı (Temmuz 1990). SHP'de bu dönemden başlayarak olağan ve olağanüstü kurultaylarda Genel Başkan Erdal İnönü'nün üç defa karşısına çıktı ancak başarılı olmadı. Genel Sekreterlikten istifasından sonra SHP parti içi muhalefetinin önderi oldu.
Deniz Baykal, Antalya milletvekili olarak Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamentolararası Komitesi eş başkanlığını yürüttü. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğine seçildi. TBMM Dışişleri Komisyon üyeliğinde bulundu.
Temmuz 1992'de kapatılan siyasi partilerin açılmasına izin veren yasanın sağladığı imkânla 9 Eylül 1992 tarihinde toplanan CHP Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi. Atatürk ve İsmet İnönü'den sonra Deniz Baykal da tıpkı onlar gibi 54 yaşında genel başkan oldu.
1994 yerel seçimlerine üç parça halinde (SHP, DSP, CHP) katılan sol partiler birleşme arayışlarına başladılar. DSP baştan olumsuz yanıt verdi. SHP bu karara olumlu yaklaştı. SHP ve CHP 18 Şubat 1995'te toplanan kurultayda birleşti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bu kurultayda genel başkanlığa aday olmadı. 9 Eylül 1995 tarihinde birleşmeden sonra yapılan CHP Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi. 30 Ekim 1995 tarihinde kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üslendi. Deniz Baykal, bir tek şartla kerhen bu koalisyonu kurdu, o da hemen erken seçim olması idi. Türkiye 24 Aralık 1995'te erken seçimlere gitti.
24 Aralık 1995 milletvekili genel seçimlerinde yeniden Antalya milletvekili oldu. Seçimleri takiben 53. Hükümetin (ANAP-DYP koalisyonu) kurulmasıyla Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinden ayrıldı. 23 Mayıs 1998 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 27. Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi.
-1999 SEÇİM SONUÇLARI NEDENİYLE İSTİFA ETTİ-
18 Nisan 1999 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Deniz Baykal ilk kez seçim sonuçlarıyla parlamento dışında kaldılar. 22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara'da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu.
Anamuhalefet partisi lideri 3 Kasım 2002 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri'nde CHP yüzde 19.4 oyla 177 milletvekili kazanarak TBMM'ye girdi. Deniz Baykal Antalya milletvekili seçilmişti. Baykal, 22. Dönem TBMM'de anamuhalefet partisi genel başkanı olarak görev yaptı. 2003 Ekim ayında 30.Kurultayda tekrar genel başkanlığa seçildi. 2004 Temmuz ayında muhaliflerden Mustafa Sarıgül'e karşı olağanüstü kurultayda güvenoyu aldı.
29 Ocak 2005'te yapılan CHP Olağanüstü Kurultayı'nda, rakibi Mustafa Sarıgül'ü yenerek genel başkanlık görevine devam etti. 19-20 Kasım'da toplanan 31.Olağan Kurultayda bin 158 oyun tamamını alarak tekrar genel başkanlığa seçildi. 2007 seçimlerinden önce CHP'nin de içinde bulunduğu sol ittifakı, 22 Temmuz 2007'de yapılan Genel Seçimleri'nde yüzde 20,8 oy aldı. Deniz Baykal 26 Nisan 2008'de yapılan CHP 32. Olağan Kurultayı'nda bin 231 delegeden bin 21'inin oyunu alarak tekrar genel başkan seçildi.
CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Ankara milletvekili Nesrin Baytok ile gizli kamera kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından bugün istifa ettiğini açıkladı.
BDP’Lİ SAKIK: BAYKAL GERİ DÖNER
ANKARA (ANKA)- TBMM İdare Amiri ve BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın istifasını, “İstifa kararı sürpriz olmadı ama konuşmasının satır aralarında geri döneceği mesajı var” dedi.
ANKA’nın sorularını yanıtlayan Sakık, “Birkaç gündür olup bitenleri süzgeçten geçirince Sayın Baykal’ın istifası sürpriz olmadı. İstifa kararını bekliyorduk. Ancak birkaç gün sonra ne olur, bilinmez. Bu süreçleri daha önce de yaşadık. Konuşmasının satır aralarında yeniden dönebilirim mesajı veriyor. Göreve talipli olduğunu söylüyor, tekrar dönerse benim için sürpriz olmaz” diye konuştu.
ÇETİN: KENDİNE YAKIŞAN ONURLU BİR KARAR ALDI
ANKARA (ANKA)- CHP eski Genel Başkanı Hikmet Çetin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın istifasıyla ilgili, “Kendine yakışan onurlu bir karar aldı” yorumunu yaptı.
ANKA’nın sorularını yanıtlayan Hikmet Çetin, Baykal’ın istifa kararının kendisi için sürpriz olmadığını belirterek “Çok üzgünüm. Sayın Baykal benim 1956 yılından beri arkadaşım. Böyle, bu şekilde noktalaması, istifa etmek zorunda kalması çok üzücü. Ama bence kendine yakışan onurlu bir karar almıştır. Partinin zarar görmemesi için böyle bir karar almıştır. Keşke bu şekilde olmasaydı” dedi.
GÖRÜNTÜNÜN ADRESİ TORONTO ÇIKTI
-CHP Lideri Deniz Baykal'ın istifasına neden olan görüntülere ilişkin polisin yaptığı araştırmada, yayını yapan bir internet sitesinin sahibi Murat D. isimli bir kişinin ifadesi alındı. Murat D. ifadesinde görüntüleri tesadüfen bulduğunu ve yurtdışı kaynaklı Metacafe isimli internet sitesinden kopyaladığını söyledi.
ANKARA(ANKA)-CHP Lideri Deniz Baykal'ın istifasına neden olan görüntülere ilişkin polisin yaptığı araştırmada, yayını yapan bir internet sitesinin sahibi Murat D. isimli bir kişinin ifadesi alındı. Murat D. ifadesinde görüntüleri tesadüfen bulduğunu ve yurtdışı kaynaklı Metacafe isimli internet sitesinden kopyaladığını söyledi.
Görüntüler Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın müdahalesiyle durdurulurken, Emniyet yetkilileri de hızlıca araştırmaya başladı. Baykal'ı istafaya götüren görüntülerin kaynağı olarak belirlenen Haber Vaktim isimli sitenin kaynağını araştırdı. Emniyet Genel Müdürlüğü Bilişim Suçlarıyla Mücadele biriminin yaptığı tespitle site sahibi Ankara'da geçtiğimiz Cumartesi günü Murat D. adlı kişi Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce götürüldü.
Burada ifadesine başvurulan Murat D., sitenin sahibi olduğunu ancak görüntüleri internette dolaşırken tesadüfen Metacafe isimli bir sitede bulduğunu söyledi. Yurtdışı kaynaklı bu siteden haber niteliği taşıdığı için görüntüleri alıp yayınladığını söyleyen Murat D., daha sonra yayın yasağı nedeniyle kaldırdığını ifade etti.
Bu gelişmenin ardından Metacafe isimli siteye ilişkin kayıt arayan polis yetkilileri, Telekominikasyon İletişim Başkanlığı'na kaynak araştırması için başvurdu. Yapılan ilk tespit ise Baykal'ın görüntülerini yayınlayan sitenin Kanada Toronto'da merkezli bir adrese sahip olduğu yönündeydi. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bilgi veren emniyet yetkilileri, bilgi için Adalet Bakanlığı aracılığıyla "istinabe" yöntemiyle (başka bir ülkede işlenen suç için, diğer bir ülkede bulunan şahsın ifadesine başvurulması) internet sitesinin sahiplerinin ifadesinin alınması için resmi yazılması istendi.
CHP’Lİ ÖZYÜREK: BAYKAL, KURULTAY’DA ADAY OLMAYACAK
-CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, görevinden istifa eden Deniz Baykal’ın CHP Kurultayı’nda aday olmayacağını açıkladı.
-Özyürek, “Biliyorsunuz CHP’ye dönük, Genel Başkanımıza dönük geçmişte de çok haksız suçlamalar yapıldı, sanki Deniz Baykal CHP’nin önünü tıkayan insan gibi sunulmaya çalışıldı ‘Şimdi ben yokum, buyursunlar, yapsınlar’ dedi. Ama CHP’liler Sayın Deniz Baykal’ın çizdiği doğrultuda Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir parti olarak yoluna devam edecektir. O bazılarının istediği gibi ikinci cumhuriyetçi, ‘liberal’ bir parti olmayacaktır. Laik, demokratik cumhuriyetten yana, Atatürk ilkelerinden yana bir parti olarak yoluna devam edecektir. Bu, CHP’nin temel çizgisidir, programının gereğidir. Bu doğrultuda yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
ANKARA (ANKA) - CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, görevinden istifa eden Deniz Baykal’ın CHP Kurultayı’nda aday olmayacağını açıkladı.
Özyürek, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada Baykal’ın istifa kararının kendilerinde şok etkisi yarattığını, kararın beklemedikleri bir karar olduğunu ifade etti. Baykal’ın şahsında CHP’ye çok ağır suçlamalar yapıldığını ve çirkin bir komploya CHP ve Genel Başkanı’nın kurban edilmeye çalışıldığını, Baykal’ın da yaptığı değerlendirme sonucunda istifa ettiğini kaydeden Özyürek, “Bu, bizim için çok zor bir durumdur. Çünkü CHP ile Deniz Baykal özdeşleşmiştir. Deniz Baykal’dan CHP’yi, CHP’den Deniz Baykal’ı ayırmak mümkün değildir. Ama kendisinin de ifade ettiği gibi kendisiyle ilgili konuda bir kararı verdiğini ve bundan sonraki kararın CHP’ye ait olduğunu söyledi. Önümüzde 15 gün sonra bir kurultay var. O kurultayda partimiz gerekli değerlendirmeyi yapacaktır ve elbette Genel Başkanımız Deniz Baykal’ın da ifade ettiği gibi kendisi her durumda, her pozisyonda mücadeleye devam edecektir” diye konuştu. CHP’nin mücadelesinin, sıradan bir partinin mücadelesi olmadığını, demokratik, laik cumhuriyeti yaşatma mücadelesi olduğunu ifade eden Özyürek, “Bu mücadeleye partimiz en ufak bir yara almadan devam edecek ve Genel Başkanımız Deniz Baykal da her türlü yardımı, desteği vereceklerini ifade ettiler. Böyle bir aşamadayız. Bundan sonra değerlendirmeleri yapacağız” dedi.
-“CHP İKİNCİ CUMHURİYETÇİ OLMAYACAK”-
Kurultay sürecinin devam ettiğini, herhangi bir erteleme olmadığını bildiren Özyürek, Baykal’ın kurultayda aday olup olmayacağıyla ilgili olarak şöyle konuştu:
“Tabii hepimizin gönlünde Sayın Baykal’ın, Genel Başkanımızın tekrar bu sorumluluğu, görevi üstlenmesidir. Ama kendisi ‘Ben bu kurultaya katılmayacağım’ dedi. Ve artık partimiz, partililerimiz yolunu çizmelidir. Bir de bir duygusal ifadesi var. ‘CHP’yi dizayn etmek isteyenler için de bu alanı boşaltıyoruz’ dedi. Biliyorsunuz CHP’ye dönük, Genel Başkanımıza dönük geçmişte de çok haksız suçlamalar yapıldı, sanki Deniz Baykal CHP’nin önünü tıkayan insan gibi sunulmaya çalışıldı ‘Şimdi ben yokum, buyursunlar, yapsınlar’ dedi. Ama CHP’liler Sayın Deniz Baykal’ın çizdiği doğrultuda Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir parti olarak yoluna devam edecektir. O bazılarının istediği gibi ikinci cumhuriyetçi, ‘liberal’ bir parti olmayacaktır. Laik, demokratik cumhuriyetten yana, Atatürk ilkelerinden yana bir parti olarak yoluna devam edecektir. Bu, CHP’nin temel çizgisidir, programının gereğidir. Bu doğrultuda yolumuza devam edeceğiz.”
Baykal’ı istifa kararından döndürmeye çalıştıklarını ve bu karara çok üzüldüklerini belirten Özyürek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Genel Başkanımız 4 gün düşünerek bu kararı aldığını ifade etti ve kendisinin böyle bir karar alması gerektiğini söyledi ve bazılarının beklediği gibi Sayın Deniz Baykal’ın koltuğuna yapışan bir insan değil, her zaman gerekeni yapan bir insan olduğu ortaya çıktı. Biz kendisine şükranlarımızı sunuyoruz. Bu haksızlığı, bu iğrenç komployu ortaya koyanlardan hesap sormak bizim boynumuzun borcudur. Bu hesabı mutlaka CHP’liler soracaktır. Biz Atatürkçü, laik, demokratik cumhuriyete inanan, yıllarını demokrasi mücadelesine vermiş bir insanı toplumdan soyutlayacağını zannedenler umduklarını bulamayacaklardır. Deniz Baykal, tekrar en aktif şekilde mücadelesine devam edecektir.”
Özyürek, açıklamasının ardından CHP MYK toplantısına katıldı. Baykal'ın katılmadığı toplantı halen sürüyor.
DSP’Lİ ERÇELEBİ: “TÜRK SİYASETİ KAYBETMİŞTİR”
-DSP Genel Sekreteri Hasan Erçelebi, Deniz Baykal’ın istifasını “Türk siyaseti açısından bir kayıp” olarak değerlendirdi.
ANKARA (ANKA) - DSP Genel Sekreteri Hasan Erçelebi, Deniz Baykal’ın istifasını “Türk siyaseti açısından bir kayıp” olarak değerlendirdi. ANKA’ya konuşan Erçelebi, “Bu, Türkiye’de siyasetçilerin korunaklı olmadığını gösteriyor” dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın özel görüntülerinin internette yayımlanmasının “çok çirkin” olduğunu söyleyen Erçelebi, “Türk siyaseti kaybetmiştir. DSP olarak gerçekten olayı ve yöntemi hiç uygun bulmuyoruz. Türk siyasetinde mücadele bu tür şeylerle olamaması lazım” dedi.
SAADET PARTİSİ LİDERİ KURTULMUŞ: "BAYKAL ONURLU DAVRANIŞ GÖSTERDİ"
ANKARA(ANKA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP lideri Baykal'ın istifasının kendi kişisel karar olduğunu ifade ederek, tüm Türkiye'nin bu karara saygı duyması gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Kurtulmuş, ANKA'ya yaptığı açıklamada, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın istifasını değerlendirirken, "Sayın Baykal'ın kendi kişisel kararıdır. Tüm Türkiye'nin saygı duyması lazım. Sayın Baykal bu aşamada onurlu bi siyasetçiye yakışacak şekilde davranmıştır. Bu davranışı takdir ediyorum, bize de saygıyla karşılamak düşüyor. Tüm Türkiye'ye ve CHP'ye hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
ERDOĞAN: BAYKAL’IN AÇIKLAMALARI AHLAKSIZ BİR İFTİRADIR
-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal’ın istifasını değerlendirirken “Hayretler içerisindeyim” yorumunu yaptı. Erdoğan, Baykal’ın istifa açıklamasında iktidarı suçlamasına “Açıklamalar en az yaşananlar kadar çirkindir. Bu ahlaksız bir iftiradır” diyerek sert yanıt verdi.
-"CHP lideri, bizim iyi niyetli tutumumuzu sorgulamaya yelteneceğine, kendi kabahatini ve çaresizliğini bizim üzerimizden aşmaya ve siyasallaştırmaya çalışacağına, kendisinden beklenen olgunluğu hiç değilse bugünlerde sergilemelidir” diyen Erdoğan, CHP’ye somut bir durum varsa, bunu hiç geciktirmeden kamuoyuyla, ilgili makamlarla ve savcılarla paylaşmaları gerektiği mesajını da verdi.
İSTABUL (ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal’ın istifasını değerlendirirken “Hayretler içerisindeyim” yorumunu yaptı. Erdoğan, Baykal’ın istifa açıklamasında iktidarı suçlamasına “Açıklamalar en az yaşananlar kadar çirkindir. Bu ahlaksız bir iftiradır” diyerek sert yanıt verdi.
Erdoğan, Conrad Otel’de CHP Genel Başkanlığından istifa eden Deniz Baykal’ın açıklamalarını değerlendirdi.
Erdoğan, Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntülerle yönelik olarak, “Böyle bir gizli çekimin yapılması, çirkin görüntülerin internet marifetiyle kullanılması, bizim ilkesel olarak insani olarak ve hukuki olarak kabul edeceğimiz, tahammül edeceğimiz bir durum değildir” dedi.
Başbakan Erdoğan, istifa eden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın eleştirileriyle ilgili olarak ise şöyle konuştu:
“Ana muhalefet Lideri’nin bugün yaptığı açıklamalar en az yaşananlar kadar düzeysiz ve çirkindir. Siyasal karalamaya dönüktür. Bütün bu yaşananların sorumluluğunu siyasi iktidara yüklemek ahlaksız bir iftiradır, büyük bir hezeyandır. Ümit ediyorum ki bu mesnetsiz suçlamalar içine düşen ve içine düştüğü bu ruh halinin, yaşanan travmanın doğurduğu istemsiz bir reaksiyon kısa bir zamanda sona erer. CHP yöneticilerinin çarpıtma ve gündem değiştirme taktikleri de yaşanan olayın vehametini gölgelemeye yetmeyecektir” diye konuştu.
-“GELİŞMELER HAYRET UYANDIRICI”-
Erdoğan açıklamasında, Anayasa değişikliği görüşmelerinin yapıldığı Meclis’te paketin tümünün oylanmasından önce kasetten haberdar edildiğini kaydederek, haberin kendisine ulaştığında, görüntüleri kendisinin görmediğini ama arkadaşlarından duyduğunu bildirdi. Erdoğan, “Hemen Ulaştırma Bakanıma orada talimat verdim ve ‘bir an önce bunun engellenmesi için ne yapılabiliyorsa bunu yapın’ demiş olmama rağmen gelişmeler hayret uyandırıcı. Toplumun genel ahlak değerlerini tahrip edebilecek böyle bir yayına devlet ve hükümet olarak tabii ki seyirci kalamazdık ve o tavrımızla da kalmadığımızı ifade ettik.
Böyle bir gizli çekimin yapılması, bu çirkin görüntülerin internet marifetiyle kullanılması bizim ilkesel olarak insani olarak, ahlaki olarak ve hukuki olarak kabul edeceğimiz tahammül edeceğimiz bir durum değildir” diye konuştu.
Erdoğan, olayı duydukları andan itibaren gereken talimatları arkadaşlarına verdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Nitekim MKYK Toplantısının olduğu günde de Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcıma, 'böyle bir soruyla karşı karşıya kalırsam ne diyeyim?' dediğinde, 'asla burada kalkıp bu işin spekülasyonuna fırsat vermeden CHP bizim siyasi rakibimizdir, dolayısıyla siyasi noktada her türlü eleştirimizi yaparız, yapabiliriz ama bu tür kişisel bir sorun bizim değerlendirme çerçevemiz içerisine girmez' dedik ve olayı bu şekilde biz o gün kapattık.”
-ERDOĞAN’DAN CHP’YE MESAJ-
Başbakan Erdoğan, görüntülerin gerçek dışı olmasını öncelikle kendilerinin temenni ettiğini belirterek, “Sayın Genel Başkanın böyle bir yalanlamada bulunmaması, bulunamaması üzüntümüzü daha da artırmıştır” dedi.
“CHP lideri, bizim iyi niyetli tutumumuzu sorgulamaya yelteneceğine, kendi kabahatini ve çaresizliğini bizim üzerimizden aşmaya ve siyasallaştırmaya çalışacağına, kendisinden beklenen olgunluğu hiç değilse bugünlerde sergilemelidir” diyen Erdoğan, CHP’ye somut bir durum varsa, bunu hiç geciktirmeden kamuoyuyla, ilgili makamlarla ve savcılarla paylaşmaları gerektiği mesajını da verdi.
CHP BAŞKANVEKİLLİĞİNİ CEVDET SELVİ YÜRÜTECEK
ANKARA (ANKA) – Deniz Baykal’ın istifa etmesiyle boşalan CHP Genel Başkanlığı’na Cevdet Selvi vekalet edecek.
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, CHP genel başkanlığını vekaleten en deneyimli üye olan Cevdet Selvi’nin yürüteceğini bildirdi.
TÜSİAD: DENİZ BAYKAL'A YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ, MEVZUAT VEYA İDARE YETERSİZ
-Hak ihlallerinin Türkiye’yi korku ülkesi haline getirdiğini ve bu ihlallerin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı istifaya yöneltecek kadar vahim duruma gelmesinden büyük üzüntü duyduğunu açıklayan TÜSİAD, "Deniz Baykal’a yönelik bu saldırı da dahil olmak üzere, özel hayatın mahremiyetini hiçe sayan bu tür eylemleri kınıyoruz” dedi.
İSTANBUL (ANKA) – TÜSİAD Yönetim Kurulu, hak ihlallerinin Türkiye’yi korku ülkesi haline getirdiğini bildirdi. TÜSİAD bu ihlallerin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı istifaya yöneltecek kadar vahim duruma gelmesinden büyük üzüntü duyulduğunu belirterek “Deniz Baykal’a yönelik bu saldırı da dahil olmak üzere, özel hayatın mahremiyetini hiçe sayan bu tür eylemleri kınıyoruz” açıklamasını yaptı. TÜSİAD, bu konudaki yetersizliklerin, kamu vicdanını rahatlatacak bir şekilde, güçlü bir siyasi irade ile ortadan kaldırılması yönünde çağrıda bulundu.
TÜSİAD Yönetim Kurulu, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın istifa etmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. TÜSİAD açıklamasında, CHP Genel Başkanılık görevinden istifa eden Deniz Baykal’a yönelik çirkin saldırının, uzun süredir devam eden özel hayatın mahremiyetine yönelik mütecaviz atmosferin kaygı verici bir boyuta ulaştığının göstergesi olduğunu savundu. Özel hayatın dokunulmazlığı ve kişisel iletişimin gizliliğinin, Türkiye’de son yıllarda en sık ve en yaygın şekilde ihlal edilen hakların başında olduğu vurgulanan açıklamada, “İletişimin izlenmesi, adaletin zorunlu kıldığı istisnai bir tedbirken, yaygınlaşmış, adeta olağan bir delil toplama yöntemi haline gelmiştir. Kimin tarafından yapıldığı ve dolaşıma sunulduğu belli olmayan ve kişilerin ve kurumların itibarını sarsan konuşma ve görüntü kaydetme olayları da yaygınlık kazanmıştır” denildi.
-TÜM VATANDAŞLARI TEDİRGİN EDİYOR-
Kamuoyunun takip ettiği her önemli gelişmenin öncesinde veya hemen sonrasında dolaşıma çıkarılan bu kayıtların, gündeme oturduğu ve ilgili konularda sağlıklı bir tartışma ortamı doğmasına engel olduğu belirtilen açıklamada, devlet organlarının yöneticisi konumunda olan tanınmış kişileri hedef alabilen bu ihlallerin, gündelik hayatta da etki ederek tüm vatandaşları tedirgin ettiği vurgulandı.
-TÜRKİYE KORKU ÜLKESİ HALİNE GELDİ-
Kişisel telefonların birer dinleme cihazı olarak kullanılmasından, tamamen özel hayata dair görüntülerin deşifre edilmesine kadar çok sayıda hak ihlalinin, Türkiye’yi bir “korku ülkesi” haline getirdiği, bireysel özgürlükler ve özel hayatın mahremiyeti açısından demokratikleşme sürecini sabote ettiği savunulan TÜSİAD açıklamasında şöyle denildi:
“Bu ihlallerin Türkiye’de ana muhalefet partisi Genel Başkanı’nı istifaya yöneltecek kadar vahim bir duruma gelmiş olmasından büyük üzüntü duymaktayız. Deniz Baykal’a yönelik bu saldırı da dahil olmak üzere, özel hayatın mahremiyetini hiçe sayan bu tür eylemleri kınıyoruz. Özel hayatın mahremiyetine yönelik bu çerçevedeki suçların artıyor olması bu konudaki mevzuatın ve/veya idarenin yetersizliğine işaret etmektedir. TÜSİAD olarak, son yaşanan bu örnekle bir kez daha ortaya çıkan yetersizliklerin, kamu vicdanını rahatlatacak bir şekilde, güçlü bir siyasi irade ile ortadan kaldırılması yönünde çağrıda bulunuyoruz.”
ERDOĞAN: BAYKAL’IN AÇIKLAMALARI AHLAKSIZ BİR İFTİRADIR
-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal’ın istifasını değerlendirirken “Hayretler içerisindeyim” yorumunu yaptı. Erdoğan, Baykal’ın istifa açıklamasında iktidarı suçlamasına “Açıklamalar en az yaşananlar kadar çirkindir. Bu ahlaksız bir iftiradır” diyerek sert yanıt verdi.
-"CHP lideri, bizim iyi niyetli tutumumuzu sorgulamaya yelteneceğine, kendi kabahatini ve çaresizliğini bizim üzerimizden aşmaya ve siyasallaştırmaya çalışacağına, kendisinden beklenen olgunluğu hiç değilse bugünlerde sergilemelidir” diyen Erdoğan, CHP’ye somut bir durum varsa, bunu hiç geciktirmeden kamuoyuyla, ilgili makamlarla ve savcılarla paylaşmaları gerektiği mesajını da verdi.
İSTABUL (ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal’ın istifasını değerlendirirken “Hayretler içerisindeyim” yorumunu yaptı. Erdoğan, Baykal’ın istifa açıklamasında iktidarı suçlamasına “Açıklamalar en az yaşananlar kadar çirkindir. Bu ahlaksız bir iftiradır” diyerek sert yanıt verdi.
Erdoğan, Conrad Otel’de CHP Genel Başkanlığından istifa eden Deniz Baykal’ın açıklamalarını değerlendirdi.
Erdoğan, Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntülerle yönelik olarak, “Böyle bir gizli çekimin yapılması, çirkin görüntülerin internet marifetiyle kullanılması, bizim ilkesel olarak insani olarak ve hukuki olarak kabul edeceğimiz, tahammül edeceğimiz bir durum değildir” dedi.
Başbakan Erdoğan, istifa eden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın eleştirileriyle ilgili olarak ise şöyle konuştu:
“Ana muhalefet Lideri’nin bugün yaptığı açıklamalar en az yaşananlar kadar düzeysiz ve çirkindir. Siyasal karalamaya dönüktür. Bütün bu yaşananların sorumluluğunu siyasi iktidara yüklemek ahlaksız bir iftiradır, büyük bir hezeyandır. Ümit ediyorum ki bu mesnetsiz suçlamalar içine düşen ve içine düştüğü bu ruh halinin, yaşanan travmanın doğurduğu istemsiz bir reaksiyon kısa bir zamanda sona erer. CHP yöneticilerinin çarpıtma ve gündem değiştirme taktikleri de yaşanan olayın vehametini gölgelemeye yetmeyecektir” diye konuştu.
-“GELİŞMELER HAYRET UYANDIRICI”-
Erdoğan açıklamasında, Anayasa değişikliği görüşmelerinin yapıldığı Meclis’te paketin tümünün oylanmasından önce kasetten haberdar edildiğini kaydederek, haberin kendisine ulaştığında, görüntüleri kendisinin görmediğini ama arkadaşlarından duyduğunu bildirdi. Erdoğan, “Hemen Ulaştırma Bakanıma orada talimat verdim ve ‘bir an önce bunun engellenmesi için ne yapılabiliyorsa bunu yapın’ demiş olmama rağmen gelişmeler hayret uyandırıcı. Toplumun genel ahlak değerlerini tahrip edebilecek böyle bir yayına devlet ve hükümet olarak tabii ki seyirci kalamazdık ve o tavrımızla da kalmadığımızı ifade ettik.
Böyle bir gizli çekimin yapılması, bu çirkin görüntülerin internet marifetiyle kullanılması bizim ilkesel olarak insani olarak, ahlaki olarak ve hukuki olarak kabul edeceğimiz tahammül edeceğimiz bir durum değildir” diye konuştu.
Erdoğan, olayı duydukları andan itibaren gereken talimatları arkadaşlarına verdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Nitekim MKYK Toplantısının olduğu günde de Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcıma, 'böyle bir soruyla karşı karşıya kalırsam ne diyeyim?' dediğinde, 'asla burada kalkıp bu işin spekülasyonuna fırsat vermeden CHP bizim siyasi rakibimizdir, dolayısıyla siyasi noktada her türlü eleştirimizi yaparız, yapabiliriz ama bu tür kişisel bir sorun bizim değerlendirme çerçevemiz içerisine girmez' dedik ve olayı bu şekilde biz o gün kapattık.”
-ERDOĞAN’DAN CHP’YE MESAJ-
Başbakan Erdoğan, görüntülerin gerçek dışı olmasını öncelikle kendilerinin temenni ettiğini belirterek, “Sayın Genel Başkanın böyle bir yalanlamada bulunmaması, bulunamaması üzüntümüzü daha da artırmıştır” dedi.
“CHP lideri, bizim iyi niyetli tutumumuzu sorgulamaya yelteneceğine, kendi kabahatini ve çaresizliğini bizim üzerimizden aşmaya ve siyasallaştırmaya çalışacağına, kendisinden beklenen olgunluğu hiç değilse bugünlerde sergilemelidir” diyen Erdoğan, CHP’ye somut bir durum varsa, bunu hiç geciktirmeden kamuoyuyla, ilgili makamlarla ve savcılarla paylaşmaları gerektiği mesajını da verdi.
Kaynak: Anka Ajans
|