Ahmet Haşim Kocaman (Diğer Yazıları) 22 Mayıs 2010 Cumartesi
7 MAYIS KASEDİNDEN ÇIKAN 22 MAYIS CHP KONGRESİ…
Yazı Büyüklüğü : A A A
ahk@siyaset.tv
7 MAYIS KASEDİNDEN ÇIKAN 22 MAYIS CHP KONGRESİ…
CHP, 7 Mayıs öncesine kadar sakin bir kurultaya hazırlanırken, Deniz Baykal ve özel kalem eski müdiresi ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’a ait olduğu iddia edilen uygunsuz görüntülerin internete verilmesi ile süreç tamamen değişti.
Deniz Baykal bu kurultaydan güçlenerek çıkacakken, Kurultaya dahi katılamadı. 10 Mayıs günü Baykal, basın toplantısında “ Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim için CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyorum” diyerek veda etti. CHP liler yapma etme diye ağlaşsalar da fayda etmedi. Açlık grevi düzenleyen gençler ve parti üyeleri birkaç gün Deniz Baykal’ı geri getirme planları yapsalar da olmadı.
Baykal, 14 Mayıs Cuma günü Angora evinde Kılıçdaroğlu’nu kabul etti. “Kafam netleşti” diyen Kılıçdaroğlu 17 Mayıs Pazartesi günü Genel Başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Ardından Genel Sekreter Sav “Duygularımızla değil aklımızla hareket etmeliyiz” diyerek Kemal Kılıçdaroğlu’na destek beyanı ile MYK da şok etkisi yapsada tüm örgüt ve partililerde bir rahatlama ve arkasından destek mesajları akmaya başladı.
Kaset olayı küçümsenmeyecek kadar büyük ve Toplumun kabullenemeyeceği kadar gayri ahlaki idi. Bu nedenle ile ilk günden değişim gerekli düşüncesi toplumun çoğunluğunda meydana geldi. Üzerinde uzlaşılacak tek isim oldu “Kemal Kılıçdaroğlu.”
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, 1200 delegenin imzası ile genel başkanlığa aday gösterildiği 33. Olağan Kurultayı’nda dikkat çekici bir konuşma yaptı. İrticalen yaptığı konuşma ilk kurultay konuşması idi. Üstelik kürsünün iki tarafında görünmez camlar yoktu. Başarılı bir hitabet örneği gösterdi. Konuşmanın içeriğinde ise İşsizlik ve yoksulluk ana tema olmakla beraber "Devrim, Değişim" gibi ana sloganları kullanmaktan geri kalmadı.
“Recep Bey bu işsizlik ve yoksulluk ne olacak” diye sordu. İşsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk ile birlikte Başbakanın ismini sık sık bir arada kullanması bir siyasi strateji olarak kurultayın en önemli hamlesi oldu. CHP kurultayında ilk kez Laiklikten bahsedilmedi. Rejim yerine Geçim den bahsedilmesi CHP nin alışık olmadığı şey idi.
14 Şubat 2009 tarihli yazımda “ Halktan oy almanın formülü şudur; Halk olmak… CHP halkın partisi olmadan asla…” diye bir başlık atmıştım. Bugünkü kurultay CHP nin halk partisi olma yolundaki ilk adımı oldu. Halktan biri Genel Başkan oldu.
“Sanayiciyi Kamu görevlisi olarak göreceğiz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yatırım yapanlara sıfır faizli kredi vereceğiz.” Demesi halkın partisi olmanın ilk işaretleridir. “ Etnik kimlik ve inanç yapısı üzerinden siyaset yapmak bizim siyasetimiz asla olmayacaktır” ve “ Bundan sonra Barış rüzgârları esecek” demesi toplumu umutlandırmıştır.
Bir kaset nelere kadir oldu. Kimlerin hayatlarında nasıl bir değişikliği meydana getirdi. Bu heyecan önümüzdeki günler ve aylar da devam eder mi bilinmez ama AK Partinin bundan sonraki süreçteki rakibinin dişli bir parti olacağı kesin. Önümüzdeki süreç te siyaset Yoksulluk ve Geçim üzerinden geçeceği gerçeğini görmek lazım. Bu yüzden partiler adaylarında mutlaka işsizlik ve istihdam konusunda ümit verici unsurlar aramak zorundadırlar. Çünkü Halkın bundan sonra oy vereceği kişiler veya partiler halkın sorunları ile ilgilenenler olacaktır. Hamaset dönemleri geride kalmış siyaset işi daha da zorlaşmıştır. İddiası olanlar ve ümit verenlerin siyaset sahnesinde olacağı günler Türkiye için Hayırlı günlerdir.
Hayırlara…
|